Hoşgeldiniz sanalyeriniz.com. Kayıt olmak için lütfen tıklayınız...
Sistem saati: 19 May 2012, 19:44


Anasayfa Mağaza Piyango Sudoku Adam Asmaca Oyun Odası Banka Soygun İletişim İstatistik Yeni Mesajlar



PAYLAS |
 1 sayfadan 1. sayfa [ 1 ileti ]  • Konuyu DeÄŸerlendir: Evaluations: 0, 0.00 on the average.Evaluations: 0, 0.00 on the average.Evaluations: 0, 0.00 on the average.Evaluations: 0, 0.00 on the average.Evaluations: 0, 0.00 on the average.Evaluations: 0, 0.00 on the average. 

Yazar Mesaj
 Subject: Karınca
İletiTarih: 24 Kas 2009, 16:41 
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Kullanıcı avatarı
 Nakit Parası: 36,653.52  
 Banka da: 10,700.00  
 Ä°leti: 986
 Konu: 716
 Konum: Antalya
 Yüksek puanlar: 6
 EttiÄŸi teÅŸekkür: 2 defa
 Aldığı teÅŸekkür: 6 defa
 Ä°sim: Melih KAYA
 Kayıt: 14 Tem 2009, 16:03
Nieznany Nieznana
Italyan yazar Lucianno düsünce suçlusuydu. 4m2 lik bir hücreye mahkum oldu, hem de tam 17 sene için ! O kahrolasi hücreye yerlestigi birinci gün hersey normaldi.

Aradan birkaç hafta geçti.
Lucianno düsünmeye basladi "burada 17 sene nasil geçer..."

Aradan aylar geçti. Sanki her geçen gün biraz daha mahkum oluyordu zavalli hücresinde. Bir sabah bir karincanin burnunu isirmasiyla uyandi Lucianno. Onu büyük bir titizlikle parmaginin ucuna alip "acaba" dedi. Acaba bu karincayi yetistirip kendime bir dost yapabilir miyim? Dedi. Kaybedecek hiçbir seyi yoktu ve bunu denemeye degerdi. Karincayi yani basinda duran küçük sehpaya koydu. Karinca karincaligini yapip, kaçmaya çalistiysa da Luci birakmadi onu. Etrafini çevirerek karincanin kaçmasina engel oldu. Onunla konusmaya ve onu egitmeye kararliydi. Basarabilse yalnizligi sona erecekti. Karinca ile tam 3 sene ugrasti. Karsiliksiz da olsa konustu ve dertlerini anlatti ona. Bir de isim takti karincaya Tito.

Bir sabah Titosunun ona günaydin demesiyle uyandi Lucianno.

Bu duyabilecegi en muhtesem sesti. Büyük bir heyecanla yatagindan disariya firlayip bagirmaya basladi: konustun, Tito sen konustun. Nihayet konustun. Günaydin, günaydin, binlerce günaydin dostum.

Artik bir dostu vardi Luciannonun ve bunu hiç kimse bilmiyordu. Titonun varligi yazarin en büyük sirriydi. Kimse duymamaliydi. Gardiyan duymamali, bu rüya bitmemeliydi. Bu büyük dostluk tam 17 sene sürdü. Hiç kimse bilmedi Titoyu. Lucianno, Titoya tüm bildiklerini ögretti. Konusmayi, okumayi, yazmayi, dans etmeyi, sarki söylemeyi, fikir üretmeyi... bildigi herseyi ögretti. Kah agladilar, kah güldüler.

Aradan tam 17 yil geçti ve bir gün asik suratli, soguk yüzlü gardiyan kapiyi araladi. Hazirlan yarin çikiyorsun dedi beton sesli gardiyan. Gardiyan gittikten sonra Lucianno aglayarak karincaya döndü "bitti Tito. Bitti büyük dostum. Yarin çikiyoruz, yarin özgürüz." Dedi. Tito da agladi. Yazar Titoya sordu, "söyle dostum yarin çikar çikmaz ilk ne yapalim?" Tito: "gidelim bir bara ve hayvan gibi içelim." Dedi. Gülüstüler. Sabaha kadar uyumadilar. Hayal kurup bu fare kapanindan farksiz lavabolu dikdörtgenin ilk defa tadini çikarttilar. Bir anda sanki hücre genislemis gibiydi.

Sabahin ilk isiklariyla son kez açildi demir kapi.. Kapidan çikarken son kez geri döndü ve ranzasina bakti Italyan yazar. Sadece su iki kelimeydi agzindan dökülen. "vay bee..." disari çiktilar.

Tito Luciannonun omuzundaydi. Sabahin körüydü ve mevsim kisti. Kar lapa lapa yagiyordu. Lucianno bavulunu havaya firlatti ve "özgürlük" diye bagirdi. Tito da bagirdi. Yagan kar umurlarinda degildi. Yürüdüler, kara inat yürüdüler. Özgürlük sicakligina kar mi dayanir kis mi? ...

Nihayet bir barin önüne geldiler. Tito sordu: "simdi biz buraya girebilecek miyiz?" avazi çiktigi kadar "biz artik özgürüz" diye bagirdi Lucianno. Içeri girdiler. Içeride sizmiz kalmis üç bes adamla kasanin basinda uyuklayan barmenden baska kimse yoktu. Bir masaya oturdular.

Bir ara Luciannonun gözü masanin yanindaki aynaya ilisti. Hapisten çikarken yaptigi gibi yeniden mirildandi, "vay bee". Saçlari bembeyaz olmustu, yüzü burus burustu. Yaslanmisti Lucianno. Tebessümüne aradan sizan birkaç damla gözyasi karisti. "barmen bize iki bira getir" diyebildi titrek bir sesle. Barmen yerinden firlayip biralari getirdi. Bir adamin iki bira istemesinin sebebini bilmiyordu. Bilmesi de gerekmiyordu, bilmek de istemiyordu zaten. Biralari birakti ve kus tüyü kasasina geri döndü.

Lucianno omzundaki dostunu bardagin içine atti. Içtiler.. Tito da içti. Içtikçe keyiflendiler. Bir ara Tito, bardaktan firlayip masanin üzerinde dans etmeye basladi. Elini yüzüne koyup masanin üzerine abanmis olan Lucianno büyük bir gururla kendi yetistirdigi dostunun dansini izledi. Bir an durdu ve "ne günlerdi be Tito" dedi. Dertlestiler, biraz sonra yine dans etmeye basladi.

Tito dans ediyor, Lucianno korkunç bir keyifle bu muazzam manzarayi izliyordu. Bunu mutlaka birilerine anlatmaliydi. Iyi bir sey yapmanin belki de en keyifli yaniydi onu biriyle paylasmak. Ama Lucianno bu keyfi 17 sene hiç yasamadi.

Özgürlügünün bu birinci gününde yillarca gizli tuttugu bu büyük ve onur verici sirri birileriyle paylasmaliydi.
Etrafina bakti.
Barmenden baska kimse yoktu. "barmen, barmen!" diye seslendi.

Barmen yari uykulu, Luciannonun masasina geldi. Lucianno dans eden Titoyu isaret ederek, büyük bir heyecanla "barmen suna bir baksana, suna bir bak..." dedi.

Barmen sessizce parmagini Titonun üzerine götürdü.
"çok affedersiniz beyefendi" diyerek karincayi ezdi..



_________________
ResimNe Mutlu Türk'üm Diyene!
Çevrimdışı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
 1 sayfadan 1. sayfa [ 1 ileti ]  • Konuyu DeÄŸerlendir: Evaluations: 0, 0.00 on the average.Evaluations: 0, 0.00 on the average.Evaluations: 0, 0.00 on the average.Evaluations: 0, 0.00 on the average.Evaluations: 0, 0.00 on the average.Evaluations: 0, 0.00 on the average. 


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

cron